Değerli Meslek Mensuplarımız,
Saygıdeğer Kamuoyu,

Bu hafta siz değerli takipçi ve okuyucu kitlemizle mesleğimizin aidiyet ve etiklik ilkesi üzerinden fikirlerimizi, düşüncelerimizi paylaşalım arzusundayız.

Bir ülkede bir mesleğin öne çıkması ya da diğer bir ifadeyle hak ettiği değeri görmesi, her şeyden önce o meslek disiplinine sahip herkesin, az sonra tanımlarını evrensel bilgiler üzerinden paylaşacağımız mesleki aidiyet ve mesleki etik ilkelerine sahip çıkmasıyla doğru orantılıdır.

Ormancılık meslek mensubu meslektaşlarımızın tamamına yakınının bu iki ilkeye de sahip çıkarak belirlenen ölçülere sadık davranma gayreti ve mücadelesi içinde olduğundan şüphe taşımamaktayız.

Ancak bu değerlerin sadece lafını yapan ancak hakikatine inanmayan küçük bir kitlenin de bu birlikteliğe zarar vermek için ciddi bir dezenformasyon içerisinde olduğu ortadadır.

Bu yazımızla ülke ormancılığının ve ormancılık mesleğinin seviyesini bir adım yukarı taşıma adına elinden gelen tüm gayreti sekiz yıldır yönetmekte olduğu bir ekiple, gecesini gündüzüne katarak mücadele veren Orman Mühendisleri Odamızın çalışmalarını ve başarılarını kabullenme sorunu yaşayan bir kesimin son günlerde dezenformasyonuyla karşı karşıya bulunmaktayız.

Hem mesleğimiz adına hem de ülke ormancılığımız yönüyle bu durumdan başta şahsım olmak üzere tüm yönetim ekibimiz, bu arkadaşlarımızın bu izah edilemez önyargılarından üzüntü duymaktayız.

İnşallah Odamızın üyesi ve meslektaşımız olan bu önyargılı ve sığ görüşlü arkadaşlarımıza; yaptıkları hakikatten uzak yorumlarla, amiyane tabirle, dereyi bulandırma çalışması ve gayreti içerisinde olmalarından ötürü sadece insaf diyorum ve hakikati görmeye her zamankinden daha fazla davet ediyorum.

Başta şahsım olmak üzere ekibimize düşen, iyi niyetli hakikati anlatma ve doğruya davet etme anlayışıdır. Bu samimi ve içten anlayışa uyup uymamak ise kişinin kendisine yakışan şekilde davranmasıdır.

Bu arkadaşlarımızın sosyal medya gibi kirli bir alanı kullanarak hakikati tersyüz etme çalışması tüm meslek camiamız tarafından üzülerek ve ibretle takip edilmekte ve görülmektedir.

Değerli meslektaşlarım, şimdi de yazımızın ana gündemi olan aidiyet ve etik ilkelerin evrensel anlatımına ve açıklamalarına bir göz atalım.

Mesleki aidiyet, bireyin icra ettiği mesleğe karşı duyduğu içsel bağlılık ve kendisini o meslek grubunun ayrılmaz bir parçası olarak görmesidir.

Mesleki aidiyet sadece ekonomik bir kazanç elde etmekten öte; iş birliği, sosyal statü ve mesleki değerleri sahiplenme gibi psikolojik ve sosyolojik ihtiyaçları karşılar.

Mesleki aidiyet;

Mesleğin etik kurallarına, vizyonuna ve toplumsal misyonuna inanmaktır.

Bilgi ve becerileri sürekli güncel tutarak mesleği daha ileriye taşıma arzusudur.

Aynı alandaki diğer çalışanlarla ortak bir dil ve bağ kurabilmektir.

Mesleki aidiyet yüksek olduğunda bireylerin motivasyonu, iş tatmini ve ürettikleri hizmetin kalitesi artarken mesleki tükenmişlik oranları düşer.

Mesleki etik, belirli bir meslek grubunun üyelerine yol gösteren, doğru ve yanlış davranışları belirleyen, meslek içi rekabeti düzenleyen ve hizmet ideallerini koruyan yazılı veya yazısız ahlaki ilkeler bütünüdür.

Bireylere rehberlik eder ve toplumsal güvenin temelini oluşturur.

Mesleki etik;

Meslek üyelerinin doğru sözlü, şeffaf olması ve yalan veya yanıltıcı bilgilerden kaçınmasıdır.

Hizmet sunarken ayrımcılık yapmamak, tarafsızlığı korumak ve kişisel çıkarlardan uzak durmaktır.

Bireylere ve kurumlara ait özel veya hassas bilgilerin korunmasına azami özen göstermektir.

Mesleğin gerektirdiği bilgi ve becerileri sürekli geliştirmek, standartlara uygun ve kaliteli hizmet sunmaktır.

Yasalara uymak, toplumsal yararı gözetmek ve yapılan hatalarda hesap verebilir olmaktır.

Orman Mühendisleri Odası, 20.000 meslek mensubunun ciddi bir teveccüh ve desteğiyle yönetme yetkisini tevcih etmiş olduğu ekibimiz tarafından yönetildiği bu süreçte, ormancılığımızın yukarıda tanım ve izahlarını sizlerle paylaşmış olduğumuz aidiyet ve etik ilkeler çerçevesinde tüm meslektaşlarımızı kucaklamak ve sahiplenmekle birlikte, ülke ormancılığının sorunlarını çözmek için ciddi bir çalışma performansı göstermektedir.

Mesleğimizin ve meslektaşımızın sorunlarına çözüm bulma ve devletin ilgili siyasi ve bürokratik yönetimine bilimsel veriler sunma adına Orman Mühendisleri Odamız, OPBK’yi (Ormancılık Politikaları ve Bilim Kurulu) kurarak altı akademisyenimiz ve altı teknokrattan oluşan alanında uzman meslektaşlarımızın görüş ve önerileri ile mesleğimize ve meslektaşlarımıza katkı vermektedir.

Orman Mühendisleri Odamız, 24 meslek odası içerisinde en düşük üye aidatını belirleyen bir odadır.

Sekiz yıldır yönetim ekibimizle beraber, 6000 mühendisimizin diplomasıyla evine ekmek götürme imkânına kavuşmasını sağlayacak proje ve çözüm önerilerini hayata geçirmiş bir odadır.

81 ilde tüm meslektaşlarımız çalışma ortamlarında ziyaret edilerek sorunları dinlenip çözümleri birlikte belirleyen bir odadır.

Meslek odamıza üye meslektaşlarımızın aidat, belge, proje onayı ve benzeri kalemlerle sağladıkları ekonomik destek neticesinde Orman Mühendisleri Odası, üye adayı geleceğin teminatı genç meslektaşlarımıza karşılıksız burs verme uygulamasını sekiz yıldır kesintisiz devam ettirmekte, 16 şube başkanlığımızın çoğunluğuna kendi çalışma ofislerini satın alarak meslektaşa hizmet etme imkânı sunan bir meslek odasıdır.

Kirada hizmet gören şube başkanlıklarımızın, mülkiyeti odamıza ait kendi ofislerine kavuşmaları için ise 51. dönemimizde de ciddi bir çalışma içerisinde bulunmaktayız. İnşallah gerekli bilgilendirmeler, resmiyet oluştuktan sonra tüm meslek camiamızla paylaşılacaktır.

Ülke ormancılığının en önemli sorunlarından birisi olan yangınlar konusunda hem bilim kurulu tarafından hem de yönetim ekibi tarafından sorun ve çözüm önerileri sunmuş ve tüm mesleki sorunlarla ilgili hem meslektaşların bilgisine hem de tüm kamuoyuna görüşlerini izaha muhtaç olmayacak şekilde şeffaf bir anlayışla paylaşmış bir meslek odasıdır.

Bu yapılan iş ve eylemleri çokça uzatma imkânımız söz konusu olmakla beraber, ana maksadımız; mesleki aidiyet ve etik tanımının ülke ormancılığına sağlayacağı katkıya zarar verme düşüncesindeki, hakikati bir türlü kabul etmeyen, dezenformasyon görevini içselleştirmiş bir yapının mesleğimize ve meslektaşlarımıza ne dün bir şey vermediklerini bildiğimiz gibi ne bugün bir şey verme ve katkı sunma gayretinde olduklarını ne de gelecekte aidiyet ve etiklik ilkeleri ile örtüşecek bir niyetlerinin olduğunu maalesef hep birlikte görmekteyiz.

Orman Mühendisleri Odası anayasal bir kurum olup meslektaşına sunduğu hizmetleri, gönüllülük esasına göre kendisine üye olan meslektaşlarının yukarıda izah etmiş olduğum ekonomik destekleriyle yürütmektedir.

20 yıldır üye olup aidiyetin olmazsa olmaz tanımı olan gönüllü üye olmuş olduğu bir meslek odasına yıllık aidatını ödemediği hâlde kendisine bu noktada yasal tebliğden başka bir içerik taşımayan bir yazıyı dillerine pelesenk yaparak meslektaşlarımıza çirkin ifadelerle zarar veren bir zihniyeti bir an olsun düşünelim. Bakalım bu aidiyetten uzak, etiklik ilkesi ile örtüşmeyen dar bakışlı bu zihniyet mensuplarının mesleğimize ve meslektaşımıza sağlayabileceği bir şey var mıdır?

Meslek odamıza üye olduğu hâlde 20 yıldır hiçbir aidat ödemeyip hiçbir hususta aidiyet göstermeden odayı yönetme yetkisini kendinde gören zihniyet kendini sorgulamalıdır.

Ayrıca bilinmelidir ki bu dezenformasyonu yapan bu görüşlerin müntesipleri, üye oldukları derneğe aidat ödemediklerinde dernek üyeliğinden ihraç edildiği ile ilgili bugüne kadar hiçbir açıklama yapmamışlardır.

Bu zihniyet mensupları kendisini üstün ırk ve efendi görerek kendilerinin üye olduğu, ormancılıkla ilgili faaliyet yaptığını tüzüklerinde ve söylemlerinde kullandıkları derneğe genç meslektaşlarımızı üye bile yapmadıkları gibi genç meslektaşlarımızın oylarına talip olabilmeyi içlerine sindirebilecek kadar etiklikten uzak bulunmaktadırlar.

Ayrıca işsiz meslektaşlarımız ile büro şirket çalışanlarımızın ödedikleri aidatlar üzerinden, kendileri anayasal zorunluluk olan etiklik gereği aidatlarını ödemedikleri hâlde bu konuyu mecrasından uzaklaştırabilecek etik dışı anlayışa sahip olabilecek kadar hakikatten uzak ve dezenformasyon içerisinde bulunmaktan bir an bile hicap duymamaktadırlar.

Adalet, adalet, adalet deyip kendileri aidiyet icabı aidat ödemeyip ancak aidatını ödeyen işsiz mühendislerimizin sömürüsünü yaparak oylarını alıp yönetimlere talip olabilecek kadar etiklik ilkesinden uzak bulunmaktadırlar.

Dezenformasyonu yapan bir akademisyenin paylaşımında;

“Bugün yüzlerce genç orman mühendisinin istihdam sorunu yaşadığı, orman yangınlarının arttığı ve ormanların çeşitli baskılar altında bulunduğu bir dönemde, Oda’nın önceliğinin bu yapısal sorunlara çözüm üretmek olması gerektiğine inanıyorum.” demektedir.

Yukarıda genç ve geleceğimizi emanet edecek olduğumuz meslektaşlarımıza dönük verdiğimiz mücadelenin bir kısmını paylaştığımız hakikat ortada dururken, koca prof. unvanını taşıdığı hâlde ve devletten en yüksek maaşı alan bir birey olduğu hâlde, gönüllülük ilkesiyle üye olmuş olduğu bir meslek odasına 24 meslek odası içerisinde en düşük aidat belirlenmiş olduğu ortada iken, yasal ve anayasal görevini yapmayarak etiklik ilkelerine aykırı davranan bu meslektaşımız bu etiksizliği ile beraber mi genç kardeşlerimize bir çözüm önermiş oluyor?

Ayrıca bu ilgili prof. unvanı taşıyan en yüksek maaşlı kamu çalışanı meslektaşımız, Rixos’a bizden önce defalarca haksız yere gitmiş olmasına rağmen yönetimimizden torpil yapılarak Rixos’a gitme talebini defalarca tekrarlamıştır. Genç meslektaşlarımızın hakkı gasp edilip kendisine torpil yapılmadığından da bu paylaşımlarıyla anlayışını ifade etmektedir.

Takdiri tamamen siz değerli meslek camiamıza bırakıyorum.

Yine bir başka prof. titri taşıyan, dezenformasyonu kendisine görev addetmiş bir başka meslektaş,

“Orman Mühendisleri Odası, yalnızca aidat ödenen bir meslek kuruluşu değil, mesleğimizin hak ve çıkarlarını koruyan, geliştiren ve geleceğe taşıyan ortak çatımızdır. Mesleki itibarımızın güçlenmesi, özlük haklarımızın savunulması, bilimsel ve teknik gelişmelerin takip edilmesi, meslektaş dayanışmasının sürdürülmesi ve orman mühendisliğinin toplumdaki değerinin artırılması için yürütülen çalışmaların en büyük gücü üyelerimizin birlik ve dayanışmasıdır.” demektedir.

Bu meslektaşımız aynı zamanda şube başkanı olarak son seçimlerde meslektaşlarımız tarafından yetkilendirilmiş bulunmaktadır.

Odamız genel merkezinden şube başkanı olarak ekonomik destek talep etmekte iken kendisi gibi dezenformasyon görevi yürüten bir ekibin aidiyetin ve etikliğin olmazsa olmazı olan aidat konusunu hem ödemeyip hem de speküle etme görevini icra etmektedir.

Ancak yukarıda da izah etmiş olduğum gibi bu arkadaşlarımızın kendilerinin üye olmuş olduğu bir derneğin aidat ödemeyenleri üyelikten ihraç ettiği hakikati ortada dururken Orman Mühendisleri Odası, hiçbir meslektaşının üyelikten ayrılmasını doğru bulmadığı gibi ihraç etme gibi bir süreci aklının ucundan bile geçirmemektedir.

Hâl böyleyken asıl mesleki aidiyete ve etiklik ilkesine aykırı olan, üye oldukları derneğin söylem ve eylemlerine tepki verme görevi yerine Odamızın anayasal yapısını göz ardı ederek resmî bir yazıyı dezenformasyon etme gayreti ve çalışması içerisine kendilerini sürüklemeleridir.

Öncelikle şunun altını çizmekte fayda var. 01.07.2026 tarihine kadar Orman Mühendisleri Odası, üyelerinden aylık 50 TL aidat almaktadır.

Son genel kurulda aylık 100 TL’ye çıkan aidattan üyelerinin olumsuz etkilenmemesi için mesleki aidiyetin en önemli ilişki kanalı olan aidatlarını ödemeleri doğrultusunda; ödenmeyen ay çarpı güncel aidat resmiyetinden zarar görmemeleri adına üyelerini etik ilke çerçevesinde bilgilendirme yapan Orman Mühendisleri Odamızın takdire şayan bu etik davranışı, dezenformasyon ekibi tarafından speküle edilerek üyelerimiz haksız yere rahatsız edilmektedir.

Yazının çok uzadığının farkındayım.

Ancak üyelik nasıl meslek mensuplarımızın kendi nam ve hesabına iş yapanları dışında herkes için gönüllülük esasına tabi ise şahsımın yazılarının okunup okunmaması da tüm meslektaşlarımızın ve saygıdeğer kamuoyumuzun şahsi uygun görüşlerine ve kanaatlerine, özgür iradesine bırakılan bir durum olduğundan, anlatmak istediğim hususu detaylıca izah etmeye gayret içerisinde olmaktayım.

Bu hususta da tüm okuyucularımızın hoşgörüsünü talep etmekteyim.

Orman Mühendisleri Odası yönetim ekibimizle birlikte, mesleki aidiyet ve etik ilkeler çerçevesinde kendi özel yaşamlarından ve sosyal alanlarından fedakârlık yaparak 20.000 meslektaşımızın sorunlarına 7 gün 24 saat esasıyla çözüm bulma gayreti içerisinde olan bir ekiple çalışmaktayız.

Bu açıdan bu yazı vesilesiyle 81 ildeki üyemizden temsilcimize, yönetim kurulumuzdan yetkili kurullarımızdaki tüm meslektaşlarımıza kadar tüm meslek camiamıza ve çalışma ekibimize mesleki aidiyet ve etik kurallar çerçevesindeki gayretleri, çalışmaları ve fedakârlıkları için kalben teşekkür ediyorum.

Yazı içeriğinde çokça radikal cümlelerle verilecek cevaplarımız vardı ki sırf spekülasyona çekilmesin diye o detaylara girmedim.

Ancak yazımı hem siyasette hem de devlet adamlığında,

“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.” ilkesiyle destekleyeni desteklemeyeni, seveni sevmeyeni ayrımı yürütmeden takip edilen ve çoğu görüşü tasdik edilen saygıdeğer Devlet Bahçeli Bey’in bir söyleminde kullandığı şu sözlerle bitirmek istiyorum:

Arpa ufalanır, aş oldum sanır.

Çer çöp havalanır, kuş oldum sanır.

Cahile meydanı boş bırakırsan,

Ayaklar kendini baş oldum sanır.

Uyarıyorum, baş olan ayaklar tek dursun, akıllı olsun, ayranımızı kabartmasın, asabımızı bozmasın, milletin sabrını yanlışa yormasın, bayramlık ağzımızı da daha fazla açtırmasın.

Yapılan hiçbir ihanet, hiçbir kötülük kimsenin yanına kalmaz, yarına da bırakılmaz.

Bugününüz ve yarınınız, sağlıklı ve huzurlu olsun inşallah!..

Hasan Türkyılmaz
Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı